• Nombre de visites :
  • 1311
  • 24/10/2007
  • Date :

Güçlünün Değil Haklının Sözü

güçlünün değil haklının sözü
Allah, adaletle hüküm yürütenleri sever. (Maide Suresi, 42)

    Yüce Allah"ın ‘Adil" sıfatı tüm yaşamımızın, insan haklarının ve İslam ahlakının en önde gelen kurallarındandır. Bundan dolayı her hangi bir durumda ve insan ilişkilerinde vazgeçilmez kural olarak, haklının kabul görmesi karşımıza çıkmaktadır. Bunun tam tersi olan, güçlünün kabul gördüğü topluluklarda ise; kavga, terör, aile içi şiddet, hatta sosyal patlamalar yaşanmaktadır.

     Aile içinde adalet
    Toplum olarak, istemeden bilinçaltımıza yerleşen bir kural olan, aile içinde erkek egemenliğini veya halkın deyimiyle kazak erkek modelini, bazı erkekler bilinçli olarak bu rolü üstlenirken, bazıları da çocuklarına karşıotorite kurmak için, evlerinde bu karakteri sergilemeye kendilerini zorlarlar. Evin reisi olarak kabul gören babalar, kendilerini bu unvana adapte edebilmek için, kendi içlerinde yaşamadıkları bu duyguları, istemeden ailelerine yaşatma çabasını gösterebilirler.

   Söz büyüğündür anlayışı her zaman geçerli olmayabilir. Bilgi çağını yaşadığımız günümüzde, gençlerin çok kolay kavradıkları yenilikleri, anne babalar hemen algılayamayabiliyorlar. Bundan dolayı aileler arasında istemeden kopukluklar yaşanabiliyor. Tüm bu aile içi yaşanan kuşak çatışmalarını önleyebilmemiz için, güçlünün değil haklının sözünün geçmesi kuralını, bazı ailelerin benimsemeleri gerekiyor.

     Eşler arasındaki adalet
   Kadının saçı uzun aklı kısa mantığıyla aile kuran erkekler, evliliklerinin daha en başında olumsuzluklara ve kopuk aile ortamlarına zemin hazırlarlar. Bu kopuk aile modeli ise, kendi egoları ve gururları sayesinde sadece eşleri değil, doğacak çocuklarının da tüm hayatını etkileyeceğinin henüz farkında değildirler.
    Diğer yandan, haklıyı ön planda tutan babalar ise, mutlu aile olabilmenin kurallarını en başında inşa ederek, hem kendileri, hem de aileleri için huzuru ve güveni yakalayabilmektedirler. Uyumlu olmanın başı istişare yapmaktır. Bu istişareler ise, küçük büyük demeden, aile içinde sıkça yapılan toplantılarla olmalıdır.

     Hz. Muhammed (saa)"in örnek adaleti
   Peygamberimiz Hz. Muhammed (saa) yaşadığı dönem boyunca farklı ırktan halklara karşı, adaletle davranmıştır. İnsanların ırkları nedeniyle farklı muamele görmesini her zaman şiddetle eleştirmiş ve karşı çıkmıştır.
   Bundan 1400 yıl önce Peygamberimiz Hz. Muhammed (saa) aracılığıyla insanlara bir rahmet olarak gönderilen Kuran"da, dönemin tüm ilkel mantıklarını ortadan kaldırılmış, tüm insanların, rengi, ırkı, dili ne olursa olsun eşit olduğu bildirilmiştir. Peygamberimiz (saa) insanları ırka ve renge göre değerlendirme anlayışının basitliği üzerinde durmuştur. Son konuşması olan Veda Hutbesinde Arap toplumuna ve tüm insanlığa hitaben şöyle söylemiştir:

   Soylarla övünülmez. Araplar, Arap olduklarından Acemlerden; Acemler de, Acem olduklarından Araplardan üstün sayılamazlar. Çünkü Allah Katında en yüce olanınız, ona karşı gelmekten en fazla kaçınanınız (en takvalınız)dır. Hz. Muhammed (saa)

    Peygamberimiz (saa)"in, Allah"ın insanları yoktan var ettiğini, herkesin eşit olarak yaratıldığını ve herkesin Allah Katında tek başına, yalın bir şekilde hesaba çekileceğini, bu nedenle kişilerin soylarına ya da cinsiyetine bakarak, bir üstünlük arayışı içerisinde olmalarının, çok büyük bir yanlış olduğunu da açıklamıştır.

    Peygamberimiz (saa)"den önce yaşanan devire cahiliye devri deniyor. Bu devirde kadınlar köle gibi alıp satılırken, küçük kızlar diri-diri toprağa gömülürken, Peygamberimiz cenneti kadının ayağının altında olduğunun müjdesini vererek, kadınları hak ettikleri yere getirmiştir.

nuranyelkenci.com


 

 

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)