• Nombre de visites :
  • 1684
  • 27/1/2010
  • Date :

Ebu Leheb’in Elleri Kurusun  2

ebu leheb

   Müslüman etiketli kimi birey ya da toplulukların sözü edilen zihniyete yaranma refleksleri ise son derece utanç verici bir durumdur. Yapmamız gereken şey onların beslendiği yanlış söylem ve davranışlarımıza son vermektir, kesinlikle tevazu göstermemeli, açık ve kararlı bir şekilde düşünce ve davranışlarını, diğer bir ifadeyle yaşam biçimlerini onaylamadığımızı hissettirmeliyiz. Onlara hayran olmadığımızı anlamalarını sağlamalıyız, onların dünyaya dair elde ettikleri kazanımların bizler üzerinde etkili olmasına izin vermemeli, davranışlarımızla statü ve kazanımlarına daha da değer verici tavırlar segilememeliyiz. Maddi güçleriyle her şeye ulaşabilmeleri ve işlerini mevcut duruma göre herhangi bir şekilde (gerektiğinde cebir ve baskı ile) yürütüyor olmaları ellerine geçirdikleri imkanlarla azanların hayat tarzı haline gelmiştir. Bu zihniyet kendisinden alt seviyedekileri nesneleştirerek işlerinin yürütülmesi bakımından araç olarak gören bir bakış açısına sahiptir. İlahi olana gerçek manada iman edemedikleri için onları hayata bağlayan yegane şey maddi güçlerinden dolayı başkaları tarafından beğenilme, takdir görme duygularıdır. Bu insanların ellerinden mallarını mülklerini alsanız onlardan geriye hiçbir şey kalmadığını görürsünüz. Çünkü devamlı surette maddi olan yanlarıyla bizlerle ilişkide bulunmaktadırlar. İşte Rabbimiz kendilerini beğenmiş bu zengin sınıfa karşı geliştirmemiz gereken davranış tarzını Tebbet suresinde bizlere bildiriyor ve bize onların ellerini kurutmamızı öğütlüyor. Elde ettikleri maddi imkanların uygulama alanı bizleriz, bizler izin vermediğimiz sürece elde ettikleri dünyevi imkanların gücü olmayacaktır. Haliyle sorgulamamız gereken şey gayet açıktır: O dönemdeki Müslümanların karşı duruşlarını sergileyebiliyor muyuz? Bütün dünyadaki fakir ve sömürülen, aç kalan insanların kurtuluşu için gerekli olan maddi kaynakları kontrol altına alan günümüz Ebu Leheb'lerine karşı net bir duruşumuz var mı? Bu servetleri elde etmiş Müslümanların mevcut otoritenin mustazafları dışlayıcı istekleri karşısında servetlerini koruma endişesi taşımaksızın bu söz konusu istekleri reddedebilecek onurlu davranışları mevcut mu?

  Bizler öyle bir kaynaktan besleniyoruz ki gerçek manada iman ettiğimiz takdirde bu kaynağın bize aşılayacağı düşünce ve davranış şeklini kırabilecek hiçbir beşeri el yoktur. Göreceksiniz ki kıymet vermediğimiz zaman Ebu Leheb'ler zenginliklerinden aldıkları hazzı kaybedecekler. Öyle ki söz konusu zihniyetin tüm yaşam yakıtı elde ettikleri ihtişama duyulan ilgidir. Güç ve para, harcanabilecek satın alınabilecek bir şeyler varsa sahibini değerli kılar. Bu iş yaptırabiliyor olma ve ötekini satın alma gücü, ellerinde güçleri olmayanların bir araya gelmeyi, güçlerini birleştirmeyi başaramamalarından dolayıdır. Eğer Ebu Leheb ve diğerlerinin malları ve sahip oldukları imkânlar gerçekte tesirli olsaydı çocuklarını yanlarında tutmayı başarabilirlerdi. Ama başaramadılar, onların evladlarından birçoğu Muhammed'in (s) yanında ebedi dirilişe koştu.


Ebu Leheb’in Elleri Kurusun 1

Kur’an-ı Kerim’in Mücize Oluşu    1

 

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)