• Nombre de visites :
  • 8467
  • 26/11/2008
  • Date :

Dua Kısımları

dua

          

       Dua, toplam olarak iki kısma bölünebilir:

           1-Tekvini (Gayrı İhtiyari)

            2-Teşri-i (İhtiyari)

      1-Dua-yı Tekvini: Yani bütün mevcudatın, tekvini dil ve kendi varlıklarıyla, ihtiyaç ve fakirlikten başka bir şey olmayan şeyi daima varlığın yaratıcısı  Allah’tan istemek. Şu açıktırki her bir varlık kendi kabiliyetinin kapasitesine göre ihtiyacının giderilmesini istemektedir.

      2-Dua-yı Teşri-i: Yani kendi iradesine hakim bir varlığın ihtiyari ve bilinçli olarak, hacetlerini giderebilecek ve zararı giderebilecek veya verme kudretine sahip gücü tanıdıktan sonra, her şeyi ondan istemesidir.

Buna dayalı olarak şimdi burada ele alacağımız konu ihtiyar (irade) ve bilinç üzerine yapılan, dua-yı teşri olacaktır.

            Dua’da Tevhid:

       Dua’da Tevhid’den amaçlanan şudur:  Bir İnsanın kendi ihtiyaç ve hacetlerini yalnız Allah-u Teala’dan istemesidir. Allah insanın yaratıcısı ve insanın faydasına olacakları veya zararını giderecek güce ve kudrete sahiptir.

        İhtiyaçlı ve muhtaç insan, kendisinin ihtiyacının giderilmesini hissettiği zaman iki halden birine sahiptir.

1- Gerçekten kendisini ihtiyaçlı ve muhtaç bir durum da hisseden İnsanın, Allah’u Teala’nın zatından başka hiçbir şeye teveccühü yoktur. Ve yalnız Allah’ı fayda ve zararın asıl faktörü bilmekte ve ondan başkasına  teveccüh etmemektedir. Bu halde etmiş olduğu   dua hakidir ve dua’da tevhidin manasıda budur.

2- Bu konuda şöylede diyebiliriz; Allah’u Teala mutlak ihtiyaçsızdır ve ondan başka herşey ihtiyaçlıdır. Kişinin gafleti sebebiyle  Allah’a teveccühü yoktur, fakat aslında Allah’ı kendi yaratıcısı ünvanıyla kabul etmektedir. Bu iki durumda eğer, Allah’a zorda kalması ve yoksulluk üzerine dua ederse, bu gibi dua hakiki bir dua değildir. Ve dua’daki tevhid’in manası kesinlikle konunun tam tersidir.

            Dua’nın Gerekliliği:

        Acaba aslında dua etmeye ne ihtiyacımız vardır? Ve dua’ya eğilimin insan için gereği varmıdır?

Öncelikle şunu belirtelimki insan ihtiyacı olan bir varlıktır ve bu ihtiyaçlılık inkar edilecek cinsten değildir. Bir taraftan insan bu ihtiyaçlarını gidermek istiyor. Nasılki insan kemaliyeti istemektedir ve kemale ulaşmak içinde ihtiyaçlarını gidermesi gerekmektedir. Buna dayalı olarak kendiside bütün ihtiyaçlarını gidermeyi başaramıyor. Bunun için dua’nın ve ihtiyacının giderilme isteğinin kendisinde var olduğunu hissediyor  ve bununda onun fıtratında kökleri vardır.

      İkinci olarak, Allah’dan isteme ve o’na dua etmek bir ibadettir. Ve kulların Allah’a yakınlaşma sıfatlarından birisidir. Dua etmekten çekinen kimseler, Allah’u Teala’nın önünde başlarını öne eğip kendi ihtiyaçlarının ondan istemeye yanaşmayanlar, hakikatında Allah’ın büyüklüğü karşısında kendilerinin bir şahsiyetinin olduğunu söyleyen Mütekebbirlerdir.(Kibirlenen, Büyüklenen) Buda büyük bir günah olup neticesi Kahr-ı İlahi ve Cehennem ateşidir. “Bana dua edin, duanızı kabul edeyim. Bana kulluk yapmaya tenezzül etmeyenler aşağılık olarak cehenneme gireceklerdir.” (Mumin-60)

     Üçüncü olarak, dua istenilen neticeyi beraberinde getirmektedir. Allah’ın rahmetinin ulaşması içinde istemek gereklidir.

      İmam Sadık (as) buyuruyor; “Nasılki bulut yağmurun vesilesiyse dua’da içabetin vesilesidir. Öyleyse eğer bulut olmadan yağmur yağmıyorsa, dua’da olmazsa insanın istediği  netice (maddi ve manevi ihtiyaçlarının giderilmesi) olmayacaktır.” (Usul-u Kafi,  C:4, S:217)

       Dua, eğer şartlarına rivayet edilerek yapılsa, ilahi lütuf ve feyzleride peşinden getirir ve bu feyzlerde dua’sız mümkün değildir. İmam Sadık (as) rivayetlerinin birinde kendi ashabından bir kişiye buyuruyor:  “Dua et! Olacakların önceden tayin edildiğini ve bir daha değişmeyeceğini zannetme muhakkak Allah katında bir makam vardır ve bununda dua olmaksızın elde edilmesi olanaksızdır. Bir kul eğerağzını Allah’a dua ve isteğe kapatırsa ona hiçbir şey bağışlanmaz. Teslim ol ve işte şunu bilki seslenmeyle acılmayan bir kapının bile açılmasından ümit vardır. (Usul-u Kafi,  C:4, S:271)

      Bu rivayette İmam Sadık (as) açıkca şunu buyuruyor: Dua,  bağışın sebebidir ve eğer Allah’a dua ve yakarış olmazsa,  ilahi lütuf ve feyzler insanı kapsamıyor.


İsm-i Azam

Zikirler ve Dualar

EY RAHİM OLAN ALLAH'IM!

Bana dua edin!

Kur'an-ı Kerîm'den Dualar

 

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)