• Nombre de visites :
  • 2670
  • 11/1/2012
  • Date :

Kadın ve Mehir (2)

kadın ve mehir

Dördüncü merhalede ise erkek, ırgatlık yerine kayınpederine "hediye" olarak bir meblağ veriyor ve böylece "mehir" denilen şey ortaya çıkıveriyor.

Yine denilir ki: Erkek, "anaerkil" düzeni yıkarak aileye bizzat hükmettiği "ataerkil" düzeni kurduktan sonra kadını bir köle, veya en azından kendine bağlı bir ücretli ve ırgat haline getirdi. Bu dönemde erkek, kadına bir "ekonomik meta" ve gereğinde arzularını tatmin etmeye yarayan bir araç gözüyle bakıyordu.

Ona, sosyal ve ekonomik bağımsızlık vermiyordu. Kadının yaptığı iş ve harcadığı emeğin karşılığı kendine değil, bir başkasına, yani babasına veya -evliyse- kocasına aitti. Kadın kendi iradesiyle iktisadi ve mali bir girişimde bulunma ve evleneceği erkeği seçme hakkına sahip değildi. Böylece mehir veya nafaka adıyla ödenen meblağ, gerçekte evlilik süresi boyunca erkeğin, kadının emeğiyle elde edeceği gelir ve iktisadi kazanca karşılık verilmekteydi.

İslam'ın Hukuki Düzeninde "Mehir"

Bu hususta, görüş beyanında bulunanların ve özellikle sosyologların hakkında sükut ettiği beşinci bir merhale daha vardır... Bu merhalede erkek, evlilik sırasında bizzat kadının kendisine bir "hediye" sunmakta ve velisi bu armağan üzerinde hiçbir tasarruf hakkına sahip olamamaktadır. Kadın bu armağanı kabul etmekte, ancak sosyal ve iktisadi bağımsızlığını da korumaktadır.

Şöyle ki: Evvela, evleneceği erkeği kendi iradesiyle seçmektedir; babası veya erkek kardeşinin zorlamasıyla değil. İkincisi, baba evinde bulunduğu ve aynı şekilde kocasının evinde yaşadığı süre boyunca kimsenin onu kendi hizmetine sokmaya ve sömürmeye hakkı yoktur. Yağacağı iş ve vereceği emek karşılığında alacağı ücret başkasına değil; bizzat kendisine aittir. Keza hukuki işlemlerde erkeğin velayetine ihtiyacı da yoktur!

Bu merhalede, erkeğin kadından elde edebileceği yegane fayda evlilik süresince onunla birlikte olmak ve birleşebilmektir. Bu birlikteliğin sürdüğü evlilik müddeti boyunca da erkek, elinden geldiğince ve imkanı nispetinde onun geçimini sağlamakla mükelleftir.

Bu, İslam'ın kabul ettiği bir merhale ve safhadır.

Kadına ödenmesi gereken "mehir" in başka birine ait olmadığına dair pek çok ayet vardır. Öte yandan evlilik süresi boyunca erkek, kadının geçimini teminle mükelleftir. Kadın çalışıyor ve gelir elde ediyor olsa dahi bu durum erkeğin mesuliyetini kaldırmaz; kadının kazancı yine kendisine ait olur, babasına veya kocasına değil.

İşte bu noktada mehir ve nafaka meselesi bir muamma ve bilinmeze dönüşüvermektedir. Zira mehir kızın babasına ödendiğinde ve kız tıpkı bir köle gibi kocasının evine götürülüp kocasının sömürüsüne uğradığında mehrin felsefesi, kızı babasından satın almak ve nafakanın felsefesi de her mülk sahibinin kendi mülküne harcaması gereken masraflar idi.

Ancak, eğer kızın babasına hiçbir şey ödenmeyecek, kocası onu sömüremeyecek ve onu iktisadi çıkarları için kullanamayacaksa; öte yandan kadın ekonomik açıdan tamamiyle bağımsız olacak, hatta hukuki açıdan birilerinin velayeti altında bulunmasına gerek kalmayacaksa o zaman mehir ve nafaka ödemek niye!


Kadın ve Mehir (1)

Aile ocağında kadın hakları 1

Kadın Hakkındaki Sapkınlıklara İslâm’ın Cevabı 4

Beşer ve İslâm Tarihinde Kadının Konumu

Şu Kadınlarla Evlenmeyiniz!

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)