• Nombre de visites :
  • 1513
  • 16/2/2011
  • Date :

Çocuk ve Merak-2

çocuk ve merak

Biz onun sorularına nasıl cevap verelim?" Çocuklar soru sordukları zaman derler ki: "Yavrum! Çok konuşma, başkalarının işine burnunu sokma, ben ne bileyim? Büyüdüğün zaman anlarsın.

Şimdi bu soruların zamanı değil. Beni rahat bırak." Bu gibi baba ve anneler, çocuklarının vücudundaki en değerli insani içgüdüyü söndürürler, böylece onun ruhuna en büyük darbeyi indirmiş ve onun akli ilerlemesini durdurmuş olurlar. Sonra da çocuklarının bilimsel keşiflere isteksizliğinden ve ilmi soruları halletme hususundaki acizliğinden yakınırlar.

Halbuki, çocuğun bu duruma düşmesine kendileri sebep olmuştur. Eğer bu içgüdü doğru bir şekilde tatmin edilmezse asıl yaratılış hedefinden sapması ve ileride başkalarını eleştirme ve sırlarını keşfetme şeklinde ortaya çıkabilir.

Bazı baba ve anneler çocuklarını razı etmek için onların sorularına cevap verirler. Ama verdikleri cevabın doğru olup olmadığına fazla ehemmiyet vermezler. Onlar için önemli olan çocuğun susmasıdır.

Cevap ister doğru olsun ister yalnış önemli değil. Çocuğun anlayabileceği seviyede doğru cevap vermek de çık zordur. Böylelikle çocuğu kısa ve geçici bir süre için ikna edip sustururlar.

Ama ondaki araştırma duygusu tatmin olmayıp tekâmüle ulaşmamakla birlikte saptırılmış ve gerçekten uzaklaştırılmış olur. Bu çocuk büyüyüp gerçeği keşfettiği zaman kendisini gerçekten saptıran baba ve annesine karşı güvenini kaybeder. Hatta böyle bir çocuğun vesvas, her konuda ve herkese karşı karamsar olması mümkündür.

Ama vazifelerinin bilincinde olan baba ve anneler, Allah'ın vermiş olduğu bu değerli içgüdüyü kendi haline bırakmazlar, ondan en iyi şekilde faydalanırlar. Onlar, çocukların sorularına cevap vermeyi bir vazife bilirler.

Cevap vermeden önce düşünürler ve eğer gerekirse konu hakkında bilgi edinirler. Çocuğun anlayabileceği bir dille konuşurlar, onun sorularını iyice dinledikten sonra cevpa verirler.

Hiçbir zaman gerçek dışı birşey söylemezler. Eğer bazı soruları yanıtlamaktan aciz olurlarsa, açıkça bilmediklerini söylerler. Böylece hem çocuktaki araştıma hissini teşvik etmiş olurlar, hem de ona bir şeyi bilmediği takdirde bilgisizliğini belirtmekten utanmaması gerektiğini öğretirler.

Bazı baba ve anneler de çocukların sorularını cevaplandırmada aşırı giderler. Yani kısa bir sorunun cevabında teferruata inerek o konuda bildikleri her şeyi söylemeye çalışırlar.

Ama ne yazık ki bu yöntem de doğru değildir. Zira çocuğun fazla konuşmadan sıkıldığı tecrübe ile ısbatlanmıştır. Çocuk sadece kendi cevabını ister. Fazla söz dinlemekten yorulur.

Çocukları yaptıkları araştırmalarda teşvik edin. Onlara, tartışma ve delil getirmeyi öğretin. Eğer mümkünse onları deney ve bazı şeyleri tecrübe etmeye sevkedin.

Çocuk düşünen bir insandır. İçinde gizli olan değerleri kullanabilmesi, zihninden faydalanabilmesi ve gelecekteki yaşantısına hazırlanabilmesi için onun fikrini güçlendirin.

Hz. Ali (a.s) buyuruyor ki:

"Küçüklükte soru sonran kimse büyüdüğünde cevap veren biri olur."(1)

Yine Hz. Ali (a.s) şöyle buyuruyor:

"Çocuğun kalbi hiç ekilmemiş bir tarla gibidir. Ona ne verilirse kabul eder."(2)

...Hanım mektubunda şöyle yazıyor: Bir gece babam eve gelince bana bir bulmaca sordu ve meslekdaşlarının bu bulmacayı çözemediklerini söyledi. Herkes uyudu; ama ben bulmacayı çözmeye karar verdim. Geç vakitlere kadar düşündüm ve sonuçta onu çözdüm. Büyük bir sevinçle babamı uyandırdım ve bulmacanın cevabını dedim. Babam sevinerek bana "aferin" dedi.

Babam daima bana üzerinde düşünülmesi gereken soruları yöneltiyor ve bu konuda beni teşvik ediyordu. Böylece ben, bulmacaları ve ilmi soruları cevaplandırmada büyük bir ölçüde geliştim. Ben artık hayatımdaki sorularımı düşünerek halledebiliyorum.


(1)- Gurer-ul Hikem, s.645.

(2)- Gurer-ul Hikem, s.302.

Çocuk ve Merak-1

ÇOCUĞUNUZA VAKİT AYIRIN

EĞİTİM VE ÖĞRETİM

Çocuklarda kiloya dikkat!

Çocuk Gelişiminde Oyunun Önemi

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)