• Nombre de visites :
  • 2072
  • 18/2/2010
  • Date :

Boşanma sürecindeyseniz

boşanma

  Eşinizden ayrılmayı düşünüyorsunuz ve belki de boşanma başvurusunda bile bulunmuşsunuz. Ama bu, ayrıldığınız anlamında değildir ve her ne kadar “artık benim için bitmiştir” diyorsanız da her an her şey olabilir ve belki de bir anda her şey tam tersine dönebilir.

Evlilik sürecinde mantıklı davranmak gerektiği gibi boşanma süreci gibi hassas bir süreçte de bir o kadar önemlidir.

  Dolayısıyla eşinden ayrılmak isteyen çiftlerin genellikle yaşadığı hataları yaşamamak, yapılabilecek en mantıklı seçenektir.

Nelerden kaçınmalıdır:

1- Eşinizi kimseye kötülemeyin.

  Eşinizi suçlu gösterip kendinizi haklı çıkarmak için aile içinde ve dışında eşinizin kötü yönlerini açıp anlatmayın. Aranızda geçen olayları hiç kimseye anlatmayın ve gerçekleşen olayları abartarak aktarmayın. Olur da bir gün boşanmaktan vazgeçersiniz ve tekrar eski yuvanıza geri dönmek istersiniz, işte o zaman bu yaptığınız yanlış davranışlar karşınıza çıkacaktır ve sizin yuvanıza geri dönmenizi zorlaştıracaktır veya bunu imkansız kılacaktır.

2- Özür dilemeğe zorlamayın.

Eşinizin, size yaptıklarından pişman olduğunu gördüğünüzde, bunu herkesin önünde dile getirip sizden özür dilemesini istemeyin.

  Başkaları önünde küçük düşmek endişesi onu boşanmaya sevk edebilir, inat edip inat üzere sizden ayrılabilir ve bu durumda hiç uğruna bir yuva yıkılmış olur.

3- Yaşama isteğinizi kaybetmeyin.

Yuvanızın yıkılma tehlikesi ve boşanma sürecinde olmanız sizi çok kötü etkileyebilir, öyle ki artık yaşama isteğiniz kaybolabilir ve hatta günlerce yemek içmekten bile kesilebilirsiniz.

  İşte bu durumda yapmanız gereken iş kendinizi neşelendirecek bir şeyler bulmaktır. Zira vücudunuzu gıdasız bırakacak kadar üzüntüye gömüldüğünüzde vücudunuzun güçsüzleşmesiyle doğru düşünme yeteneğinizi de kaybedeceksiniz ve büyük yanlışlar yapma riskiniz oldukça artacaktır.

4- Kendi başınıza ilaç kullanmayın.

boşanma

  Boşanma sürecinde olan çiftlerin bu sürecin psikolojik ağırlığından kurtulmak için doktorun gözetimi dışında anti depresyon ilaçlar aldığı sık görülen bir yanlıştır. Bu tür ilaçlar, doğru düşünme yeteneğini sizden alacak kadar tehlikeli yan etkilere sahip olabilirler ve mutlaka doktor gözetiminde kullanmalıdırlar. Dolayısıyla bu ilaçlara ihtiyaç duyan kişiler, bir psikologa başvurarak gerekli ilacı temin edebilirler ve kendi başlarına bu tür ilaçları alıp kullanmaktan kaçınmalıdırlar.

5- Yanlış kişilerle dertleşmeyin.

  Çoğu zaman eşiyle problem yaşayan kişilerin uzman kişiler yerine arkadaşları ya da bu konuda yeterli bilgiye sahip olmayan akrabalarıyla konuşmayı tercih ettiği sık görülen yanlışların bir diğeridir. Çözüm gibi görülen bu yanlış yöntem ise çoğu zaman başka yanlışları peşinden getiriyor ve sorunların çözümü yerine sorumların daha da çoğalıp, aile hayatının adeta sorunlar yuvasına dönüşmesine sebep oluyor. Zira ehliyetsiz kişiler, insana huzur verip gerçek çözümler sunmak yerine kişiyi başka yanlışlıklara sevk ediyorlar.

6- Erken karar almayın.

  Diğer çiftler gibi siz de eşinizle defalarca tartışmış olabilirsiniz, defalarca birbirinize kırılıp tekrar barışmış olabilirsiniz. Bu sürtüşmeler ve aile içindeki uyumsuzlukların sonu genellikle kişilerin er geç bir mutabakata varıp uyuşmasıyla son buluyor ama bazı eşler her tartışmada ayrılmayı bir seçenek olarak görüyorlar ve “o zaman ayrılalım” sözcüğünü sık kullanıyorlar.

  Bu sözcükler her ne kadar evliliğin ilk dönemlerinde daha sık kullanılsa da genellikle sorunların doğru çözümlenmesinin tadına varmamış, doğru yöntemleri bilmeyen ve uzman kişilerden haberdar olmayan kişilerdirler.

Her sorunun bir çözümü vardır, yeter ki iki yetişkin insan gibi o sorunun çözümü için hareket edilsin ve gerekiyorsa aile danışmanlarından yardım alınsın.

  Bunu unutmayın ki erken alınan bir boşanma kararı, ömür boyu süren bir pişmanlığı peşinden getirebilir.

7- Çocukları bu işe karıştırmayın.

boşanma

  Çocuklarınızı eşinizle yaşadığınız problemlere uzak tutabildiğiniz kadar uzak tutmalısınız zira her şeyden önce bu sorun sizin sorununuzdur. Ayıca çocuklarınızı korumakla yükümlüsünüz ve onların vücut sağlığına önem verdiğiniz gibi onların psikolojik sağlıklarını da önemsemelisiniz.

  Sorunlarınıza onları da ortak ederek dünyayı kendinize cehennem ettiğiniz gibi onlara da bir cehenneme çevireceksiniz ve onların parlak geleceğini kara bulutlarla belki de hiç güneş yüzü görmeyen bir karanlık içinde bırakacaksınız.

Çocuklarınıza “sen benden taraf mısın annenden taraf mı?” sözcüklerini söyleyerek onlara verdiğiniz zararı bilseydiniz eminim bunu hiçbir zaman yapmazdınız.

  Aslında bütün çiftler biraz mantıklı olduklarında, çözemedikleri bir problemin olmadığını fark edeceklerdir. Biraz bilgi, biraz profesyonel yardım ve biraz da anlayış eşittir cennet gibi bir hayat.

  Dünyayı kendinize zindan etmeyin, profesyonel yardım alın, hayatınızı yaşayın.

  Bir defa dünyaya geleceksiniz, bir defa genç olacaksınız ve bir defa eş olacaksınız; bu fırsatınızı iyi değerlendirin.

En kötü çözüm ayrılıktır.

 Zehranet.


Balayı ve ilk hatalar

Evlilikte Sadakat

 

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)