• Nombre de visites :
  • 2358
  • 26/2/2017
  • Date :

Tavsiye Edilen Zikir ve Dualar

tavsiye edilen dualar

 

 

Hz. İsa (as) bu zikri okuyunca, şeytan kendini unuttu ve bataklığa battı. 

Büyük Ariflerden Çeşitli Durumlar İçin Tavsiye Edilen Zikir ve Dualar

 

Hevatir: İnsanın geçmişte yaşadığı hadiselerin tekrardan zihne gelmesi ve insanı meşgul etmesi demektir. Bunlar her türlü duygu ve düşünce ya da yaşanan bir olayın tekrardan zihinde tekrarlanması şeklinde olabilir. Evvela bunları hatıra getirmemek gerekir. Hatıra gelirse de biran önce kurtulmak gerekir. Özellikle namaz, dua gibi özel durumlarda çok daha dikkatli olmak gerekir.

 Vesvese: İnsanın aklına, kalbine gelen yersiz düşünceler, insanı meşgul eden saçma fikirler vs. bu kapsamdadır. Vesveseden kurtulmanın en etkili yolu ona itina etmemektir. Onun aksine davranmak vesveseye uygun davranmamaktır. Bunlarla birlikte hem “hevatir”den hem de “vesvese”den kurtulmak için bazı zikir ve dualar da tavsiye edilmiştir. Gerek hadislerde gerekse büyük ariflerin dilinden bu durumlar için zikir ve dualar şunlardır:

 * Merhum Ayetullah Keşmiri buyuruyor ki: “La ilahe illallah zikrini sık sık söylemek, kötü hatıraların uzaklaşmasında çok etkilidir.”

 * Ezkar-ı Nafia kitabında “La ilahe illallah” ve “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azîm” zikirlerinin insanların kötü hatıra ve düşüncelerden kurtulmasında etkili olduğu ifade edilmiştir.

 * Merhum Ayetullah Keşmiri; Şeytanların eziyetinden, vesveselerden, kötü hatıralardan şikâyet edenlere “Ayetu’l-Kürsi” ayrıca “Felak ve Nas” surelerinin sık tekrarlanmasını tavsiye ederek, şeytanların insanlardan uzaklaşmasında bu ayet ve surelerin çok etkili olduğunu buyurmuştur.

 * Ayetullah Behcet’e “İnsanların zihninden kötü duygu ve düşünceleri, vesveseleri uzaklaştırmanın yolu nedir?” Şu cevabı vermiştir: “Onların zıddını yapın.” “Zıddı nedir?” diye sorulunca da "Çok salâvat getirmek ve bol istiğfar etmek” diye cevap vermiştir.

 * Resulullah (s.a.a) Emirülmüminin İmam Ali’ye (a.s) şöyle buyurdu: “Kötü düşüncelerden kurtulmak için şu duayı oku:

 “Kur'ân okuduğun zaman seninle, âhirete inanmayanların arasına gizli bir perde çekeriz. Kalplerine -onu anlamalarına engel olacak- kabuklar, kulaklarına da bir ağırlık koyarız. Kur'ân'da yalnız Rabbini andığın zaman arkalarına dönüp kaçarlar.”  (İsra Suresi, 45-46)

      * Mekarimü’l-Ahlak kitabında, kalpten vesveselerin temizlenmesi için Nahl suresinin 98. ayet ve Felak ve Nas surelerinin okunması tavsiye edilmiştir.

 * Emirülmüminin Ali’den (a.s) şöyle nakledilmiştir: “Şeytanın vesvese ve telkinlerinden kurtulmak için “Euzü billahi mineş-şeytanir-racim” diyerek Allah’a (c.c) sığının ve daha sonra hem lisanla hem de kalben (teveccühle) şu zikri okuyun:

 آمَنْتُبِاللّٰهِوَرَسُولِهِمُخلِصاًلَهُالدِّينَ                                               

“Allah’a ve Resulüne iman ettim, dini ona halis kılarak.”

 * Şeyh Saduk şöyle rivayet etmiştir: Şeytan, Hz. İsa’ya (a.s) vesvese vermeye kalkınca, Hz. İsa (a.s) şu zikri okudu:

 سُبْحانَاللّٰهِمِلءَسَماواتِهِوَأرْضِهِوَمِدادَكَلِمَاتِهِوَزِنَةَعَرْشِهِوَرِضاءَنَفْسِهِ

“Tesbih ediyorum Allah’ı (c.c) göklere yere sığacak kadar; O’nun kelimelerinin sayısı kadar, Arş’ının ağırlığı kadar ve razı olduğu kadar.” 

 Hz. İsa (as) bu zikri okuyunca, şeytan kendini unuttu ve bataklığa battı.

 * Merhum Şehid-i Evvel, Resulullah’tan (s.a.a) şöyle nakletmiştir: “Şeytan iki kısımdır: Birincisi insî şeytan; ikincisi cinnî şeytan. İnsî şeytan “salavat” ile uzaklaşır;  cinnî şeytan ise “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azîm” zikri ile uzaklaşır.

 Kötü Sıfatların Islahı İçin Bazı Dualar:

 * İmam Sadık’tan (a.s) şöyle nakledilmiştir:

 “Kim öfkelenirse, durum değiştirsin. Ayakta ise otursun, oturuyorsa kaklısın. Bu iş şeytanın pisliğini uzaklaştırır.”

  “Yakınlarınızdan birine öfkelenirseniz, ona dokunun (sarılın, elini tutun vs.) Bu öfke ateşini söndürür.”

 “Öfkelendiğiniz zaman şu duayı okuyun:

 

أللّهُمَّأذْهِبْعَنِّىغَيْظَقَلْبِىوَاغْفِرْلِىذَنبِىوَأجِرْنِىمِنْمُضِلاّتِالْفِتَنْ

أسْألُكَرِضاكَوَأعُوذِبَكَمَنْسَخَطِكَأسْألُكَجَنَّتَكَوَأعُوذُبِكَمِنْنارِكَ

أسْألُكَالخَيرَكُلَّهُوَأعُوذُبِكَمِنَالشَّرِّكُلِّهِأللّٰهُمَّثَبِتْنِىعَلَىالْهُدىٰوَالصَّوابِ  وَاجْعلْنِىراضِياًمَرْضِيّاًغَيرَضَالّوَلامُضِلِّ                         

  .

“Allah’ım kalbimin öfkesini benden gider; günahımı bağışla, saptırıcı fitnelerden beni kendine sığındır. Senden rızanı diliyorum ve gazabından sana sığınıyorum. Senden cennetini diliyorum ve ateşinden sana sığınıyorum. Bütün hayırları senden diliyorum ve bütün şer ve kötülüklerden sana sığınıyorum. Allah’ım, beni hidayet ve doğruluk üzerinde sabit kıl; beni rızana razı olan ve kendisinden razı olduğun kimselerden eyle, sapan ve saptıran değil.”

 * Ayetullah Keşmiri’ye “Öfkeyi yenmek için hangi zikir etkilidir?” diye sorduklarında, “La ilahe illallah”  zikrini tavsiye etmiştir.

 * Ayetullah Behcet’e “riyanın tedavisi için ne yapalım?” diye sorulduğunda, kâmil bir hakikatle “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azîm” zikrini okumalarını tavsiye etmiştir.

 

* Ayetullah Behcet’e gurur ve kibrin tedavisi için neyi tavsiye edersiniz diye sorulduğunda;  “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azîm” zikrini çok söyleyin.” buyurmuşlardır.

 

* Ayetullah Behcet’e “Öfkeyi tedavi etmek için ne yapılmalı?” diye sorulduğunda; “Kendine öfkelen ve çok salâvat söyle.” buyurmuşlardır.

 * İmam Sadık’a (a.s) vesveseden şikâyet edilince, İmam (a.s) şöyle buyurdu: “Elini göğsüne sür şu zikri oku:

 

بِسمِاللّٰهِوَبِاللّٰهِمُحَمَّدٌرَسُولُاللّٰهِوَلاحَولَوَلاقُوَّةَاِلابِاللّٰهِالْعَلِىِّالعَظيمِاَللّٰهُمَّامْسَحْعَنّىمااَحْذَرُ

 

“Allah’ın adıyla ve Allah’a dayanarak. Muhammed Allah’ın Resulüdür. Allah’a dayanmayan hiçbir güç ve kuvvet yoktur. Allah’ım, korktuğum şeyi benden sil götür.”  

 Daha sonra elini karnına sür ve aynı zikri üç defa daha oku; hiç şüphesiz Allah (c.c) seni vesveseden kurtarır” buyurdu.

 * Merhum Kuleyni İmam Sadık’tan (a.s) rivayet ediyor. Adamın biri Resulullah’a (s.a.a)  geldi ve şöyle dedi: “Ey Allah’ın Resulü, borç bana galebe etmiş, hem de vesveseye müptela olmuşum; ne yapmalıyım?” Resulullah (s.a.a) adama şu duayı okumasını söyledi:

 “Asla ölmeyecek olan diriye tevekkül ediyorum. Hamdolsun O Allah'a ki ne bir arkadaş ne bir evlat edinmiştir. Mülkte hiç bir ortağı yoktur. Onu hâkimiyeti altına alacak velayet sahibi yoktur ve O’nu tam anlamıyla büyük say.”

 Bir müddet sonra adam Resulullah‘ın (s.a.a) yanından geçerken, Resulullah (s.a.a) adama “Ne oldu?” diye sordu. Adam “Bir müddet duaya devam ettim, sonrasında hem borcumdan hem de vesveseden kurtuldum.” dedi.

Musa Aydın/Ehlader

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)