• Nombre de visites :
  • 14
  • 8/1/2017
  • Date :

İhlâsın 7 Makamı

ihlâsın 7 makamı

 

İhlâsın 7 makamı vardır. 6 makamı muhlisler ile aynı safta ve derecededir. Bir diğer makam ise muhles yani halis kılınmışların ibadeti ve aynı zamanda Ariflerin ibadetidir. Bu derecede ki ibadet Nebilerin (a.s) ve İmamların (a.s) yapmış oldukları ibadet sünnetidir.

 

Ayetullah Mezahiri, Kumeyl duasının tefsirinde İhlâsın derecelerini şöyle açıklıyor:

 

Eğer amel Allah için yapılıyor ise fakat hedefte Allah yoksa ameli riya hesap edilecektir. Aynı şu örneğe benzemektedir. İbadet eden şahıs belirli bir şey karşılığında ibadet yapmaktadır. Şimdi bu noktaya dikkat etmeliyiz ki, ibadet eden bu şahıs kendisi için mi bu ibadeti yapmaktadır veya bir başkası için mi yapmaktadır. Namaz, oruç ve hac gibi… İslam örfü de bu tür amelleri ihlâsın dereceleri diye sınıflandırdılar.

 

Cenneti Kazanmak ve Cehennemden Kurtulmak İçin İbadet Etmek

 

Bu makamda ibadet edenlerin ibadeti aynı esir ve kölelerin ibadeti olarak adlandırılmıştır. Bu tür ibadeti isimlendirmeyi rivayetlerden ele getirmişlerdir. Hatta Şehit Sani ve İbni Tavus bu tür ibadetleri fasit ibadet yani kabul olmayan türden olarak değerlendirmektedir. Elbette kabul edilmeyen ibadet ile sahih ve makbul ibadet arasında fark vardır. Bu iki büyük âlimin görüşlerine göre bu tür ibadetler Allah için değildir. Belki sadece cenneti kazanmak veya cehennemden kurtulmak için yapılan ibadetlerdir.

 

Artık amel edenler de bunun bir benzeri için amel etmelidir. (Saffat 61)

Onun duasına icabet ettik, kendisine Yahya'yı armağan ettik, eşini (doğum yapmaya) elverişli hale getirdik. Gerçekten onlar hayırlarda yarışırlar, rağbet ve korku içinde yakarırlar ve bize karşı huşu içinde olurlardı. (Enbiya 90)

Elbette ibadetin başlangıç noktasında insanın bu türden bir ibadet etmesinin hiç sakıncası olamaz. Zira İmam Sadık (a.s) bu konuda şöyle buyurmaktadır: Bir gurup insan vardır sırf Allah’tan korktukları için ibadet ediyorlar. Bu insanların ibadeti kölelerin ibadeti gibidir. Bir diğer gurup ise Allah’tan olan istekleri için ibadet ediyorlar. Bu tür ibadet, tüccarların ibadetidir. Bir gurup ise Allaha olan sevgi ve aşktan dolayı ibadet ediyorlar. Bunların ibadeti ise özgür ve âşıkların ibadetidir.

 

Mukariplerin İbadeti

 

Bu makamda yapılan ibadet kulun rabbine olan yakınlığı ve ona yaklaşmasına vesile olan ibadet türüdür. Yakınlık makamında ilk mertebe cennete ulaşması ve fena makamında yükselmesidir. Daha sonra likaullah makamına ulaşmasıdır. Bu tür ibadet ayeti kerimede zikir edilmiştir.

De ki: “Şüphesiz ben, ancak sizin benzeriniz olan bir beşerim; yalnızca bana sizin ilahınızın tek bir ilah olduğu vahye diliyor. Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, artık salih bir amelde bulunsun ve Rabbine ibadette hiç kimseyi ortak tutmasın.” (Kehf 110)

 

Eğer bir kimse sevabı Allah için değil de belki halkın nezdinde saygın bir kişi olarak tanınmak için yapar ise bu kişi yine ibadetinde Allah’a ortak koşmuştur.

 

Şükür Edenlerin İbadeti

 

Şükür edenlerin ibadeti yani kendilerine verilen nimetler karşılığında Allah’a karşı yapılan ibadetlerdir. İmam Seccad (a.s) duasında şöyle yakarmaktadır: ya rabbi beni kendin için şükür edenlerden karar kıl.

 

Lezzet Alanların İbadeti

 

Multezzin yani ibadet eden şahıs ibadetinden lezzet alır.

 

Utananların İbadeti

 

Mustehyin yani ibadet eden şahıslar Allah’tan utandıkları için ibadet ederler.

 

Muhiplerin İbadeti

 

Muhiplerin ibadetinde şahıs ibadetini sırf aşk ve sevgiden dolayı yapmaktadır. Elbette bu saydığımız 6 makamın hepsi muhlis kimselerin yapmış oldukları ibadetlerdendir. Bu konuda İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: İşçiler helak olurlar illa abidler, abidler hem helak olurlar illa bilginler, bilginler hem helak olurlar illa doğru konuşanlar, doğru konuşanlar helak olurlar illa muhlisler, muhlisler hem helak olurlar illa sahip çıkanlar, sahip çıkanlar helak olurlar illa yakin ehli, yakin ehli olan kimseler bile büyük bir tehlike içerisindedirler.

Ariflerin İbadeti

 

Ariflerin ibadeti diğer bir isimle Muhleslerin (ihlâslı kılınanların) ibadeti olarak ta meşhur olmuştur. Bu tür ibadet şekli hem Kuran’ın emir ettiği ve hem de Nebilerin (a.s) ve İmamların (a.s) yapmış oldukları sünnet olan ibadettir.

Oysa onlar, dini yalnızca O'na halis kılanlar olarak sadece Allah'a kulluk etmek, namazı dosdoğru kılmak ve zekâtı vermek dışında bir şeyle emredilmiş değillerdir. İşte sapasağlam din budur. (Beyyine 5)

İyi biliniz ki halis (katıksız) olan din yalnızca Allah'ındır. O'ndan başka veliler edinenler (şöyle derler:) “Biz, bunlara bizi Allah'a yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz.” Doğrusu Allah ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Gerçekten Allah, yalancı kâfir kimseyi hidayete eriştirmez. (Zumer 3)

 Ayetullah Mezahiri

Ehlader Araştırma

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)